DEVA'ya Genç Siviller Çökmüş

Demokrasi ve Atılım Partisi İstanbul il yönetimi üyesi Oğulcan Tanrıyar'ın istifa mektubu DEVA yönetimine yönelik zehir zemberek eleştirileri içeriyor.

PAYLAŞ
DEVA'ya Genç Siviller Çökmüş
Demokrasi ve Atılım Partisi İstanbul il yönetimi üyesi Oğulcan Tanrıyar'ın istifa mektubu DEVA yönetimine yönelik zehir zemberek eleştirileri içeriyor.

Ali Babacan’ın liderliğinde 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün gölgesinde kurulan Demokrasi ve Atılım Partisi’nde öyle bir istifa mektubu tartışılıyor ki  siasetin gündemini belirleyecek. Uçan Kuş Televizyonu’nun sahibi Can Tanrıyar’ın oğlu medya şirketi sahibi Oğulcan Tanrıyar zehir zemberek bir istifa mektubu ile partisi ile yolları ayırdı. Ancak istifa mektubunda yazılanlarda Türk siyasetine damga vuracak ve çok tartışılacak unsurları içeriyor.

Paralel yapının deşifre edilmesiyle birlikte isminden çokça bahsettiren Genç Siviller örgütünün faaliyetlerine, partinin ele geçirilmesi temeline dayanan istifa mektubunda; Boğaziçi eylemleri başta olmak üzere bir çok siyasi aksiyonun içinde olan  Genç Siviller Örgütü’nün DEVA’yı kuran irade olduğu ve kendisinin ikna odasına alındığı da mektupta yer alıyor. Tanrıyar 10 Şubat 2021 günü yaptığı istifasını DEVA Teşkilat başkanlığı ile İstanbul  Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü Siyasi Partiler Bürosu’na gönderdi.Odatv.vm'un yayınladığı mektupdaki işte o satırlar:

İKNA ODASI:

Bu insanlar beni bir odaya çektiler “senin genç sivillerle derdin ne?” dediler ve kavga ettik.. Genç Sivil olduğunu da çekinmeden söyleyen İstanbul Teşkilat Başkanı Cengiz Sunar:

- “DEVA bizim elimize doğdu. Sen Genç Sivilleri savunmadıklarını mı düşünüyorsun?

- “Bu partinin teşkilatlanma kurallarını biz yazdık”

- “Sadece burada değil Genel Merkezde de çok Genç Sivil var”

 gibi söylemlerle bana itiraz etti.

 Fakat ben geri adım atmayınca “Ben de İstanbul’da başkan olsaydım bu kadar Genç Sivil yönetime koymazdım” dedi.

DEVA YÖNETİMİNDE DE GENÇ SİVİLLER VAR

 Ali Babacan’ın “internetten başvurularla partiyi kurduk, herkes bağımsız yerlerden geldi” gibi söylemlerle kurulduğunu iddia ettiği DEVA Partisi çok tehlikeli yapılanmalarla dolu olduğu tespitimi güçlendiren olaylar, gelişmeler ve açıklamalar devam etti.

Bunu açıkça ifade ederim ki; partinin görünmeyen yüzünde paralel yapılanmalar yer almaktadır. Özellikle Partinin İstanbul İl Yönetimi içerisinde kritik birim başkanlıkları şaibeli bir örgüte verilmiştir. Bu örgüt bütün televizyonlarda ve gazetelerde adı FETÖ ile anılan “Genç Siviller” örgütüdür. “Genç Siviller”in dağıldığını iddia eden bu örgüt halen beraber hareket etmektedir ve etki alanlarını genişletme çabasına da artırmıştır. 

Deva Partisi’nin Genel Merkezinde ve il yönetimlerinde bu örgütten bir çok isim yer almaktadır.

BOĞAZİÇİ EYLEMLERİ GENÇ SİVİLLERİN İŞİ

Bu isimler son olarak Boğaziçi Üniversitesindeki protestoları körükleme amacıyla da büyük bir çaba göstermesi bardağı taşırmıştır.

Öyle ki;  Boğaziçi gözaltılar başlayınca İstanbul İl Yönetimindeki tüm avukat arkadaşlara “Vatan Emniyete gidin” çağrıları yapılmıştır.(EK: 3)

Protestonun provokasyona dönüştüğünü anlayan birçok avukat arkadaş Vatan Emniyete gitmeyince hakaretlere uğramışlardır.

PKK İÇİN YUNAN İSYANI ÖRNEĞİ VERİLDİ

Bu olayların öncesinde İl başkanlığının mesaj grubunda “HDP’nin PKK’dan kopması gerekli” argümanına karşılık olarak  DEVA Partisi içerisinde bu argümana agresif bir şekilde karşı çıkılınca zaten endişelenmeye başlatmıştım. PKK’nın silahlı eylemleriyle bir yere varılamaz söylemine karşı çıkan arkadaşlara özel mesajla “Yunan İsyanı” örneği verilmesi bu partinin çok tehlikeli noktalara doğru yol aldığını bana göstermiş oldu.

DEVA YÖNETİMİ GENÇ SİVİLLERE GÖZ YUMDU

Bu şikayetleri hiyerarşik sırayla Ali Babacan’a kadar iletmeme rağmen bütün bu olanlara göz yumulmuş ve desteklenmiştir. Kurucusu kaçak olan ve bir sürü üyesinin FETÖcu olduğu ortaya çıkan Genç Siviller örgütü partideki üst yönetim içerisinde de yer aldığı için parti yönetiminden kimse tepki koyamamıştır.

Canım pahasına Milli ve manevi değerlerimi korumak adına, ülkemi ilgilendiren bu endişeyi  bu mektupla size bildirmeyi kendime borç bilirim.

TÜRKİYE CUMHURİYETİNDEN YANA TAVIR ALDIM

Çok büyük heyecan ile girdiğim siyasette beni bu göreve layık görenlere teşekkür ederim. Parti kurulurken, Sayın Ali Babacan’ın yönetimindeki kadroların yeni siyaset anlayışı ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin beyanları beni geleceğe ilişkin umutlandırmıştı. Lakin il yönetim kurulu toplantılarında ve il yönetim kurulunun ortak yazışma alanlarında söylenenlerin, aktif olarak sergilenen siyaset tavrının bırakın partinin kuruluş ilkelerini Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerlerine de aykırı olduğunu görmek ve bunları yaşamak bir de üstüne üstlük bunların düzeltilmesi için yaptığım girişimlerimin sonuçsuz kalması beni üzmüş bu yüzden Yüce Türk Milleti’nden ve Türkiye Cumhuriyeti’nden yana tavır almam zorunlu bir hal almıştır.

TEHLİKE VE TEHDİTLERİ GÖZE ALDIM

Vatanı için bir dakika bile düşünmeden canını verebilecek bir insan olarak bazı üst yönetimde yer alan isimlerin de destek verdiği anlaşılan bu yapılara karşı bundan sonra da mücadele etmeyi bir vatandaşlık görevi bilirim

Geçmişteki duruşlarına ve medyadaki söylemlerine güvenerek 18.11.2020 tarihinde girdiğim Deva Partisi İstanbul İl Yönetim kurulu üyeliğinden büyük tehlikeleri ve tehditleri göze alarak bir endişeyle içerisinde istifa ediyorum.

 

 

 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN