Bahçeli'den Enes Kara açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM'deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, Enes Kara'nın intiharına ilişkin, 'Siyasi ve ideolojik önyargılarla istismar edilmiştir. Bir gencimizin girdiği ruhi bunalımdan çıkamayarak intihar etmesi bizi derinden üzmüştür. Suçsuz, günahsız insanlarımızın israfına tahammül edemeyiz, gençlerimizi sahipsiz bırakamayız' dedi. Bahçeli, Sezen Aksu'nun şarkı sözüne tepki göstererek 'Bu sanatçıya diyorum ki serçeysen serçeliğini bil, sakın kuzgunluğa heves etme' ifadelerini kullandı. 6 partinin parlamenter sistem çalışmasına da değinen Bahçeli, 'Somut ve ikna edici hiçbir şey ortada yok' dedi.

PAYLAŞ

İşte Bahçeli'nin grup toplantısından öne çıkanlar...

Bir süredir Kazakistan'ı hakimiyeti altına alan kaotik tablo çok şükür tesirini neredeyse kaybetmiştir. Endişeyle takip ettiğimiz iç çatışma ortamı sükut bulmuş, hayat normale dönmeye başlamıştır. Bundan ziyadesiyle memnun olduğumuzu belirtmek istiyorum.

İç ve dış dinamikleri doğru analiz etmeden, güç mücadelelerini isabetle okumadan Kazakistan'ın maruz kaldığı tehditleri anlamamız zordur. 4 Ocak 2022 tarihinde kontrollü ve kumandalı gösteriler ülke geneline sıçramıştır. Kazakistan'da etkili olan krizin turnusol kağıdı işlevi gördüğü, bölgesel direnci test ettiği ortadadır. Sıradan eylemcileri canlı kalkan olarak kullanmaları çok tehlikeli bir oyunu sergilediklerinin göstergesidir. Bu aslında bildik ve kanlı bir şablondur. Son kurban olarak Kazakistan seçilmiştir. 5 Ocak 2022 tarihinde Cumhurbaşkanı Tokoyev, olayların uzun bir hazırlık aşamasından geçtiğini açıklamıştır.

Kazakistan'daki olayların önü alınmıştır fakat Türkiye de dahil olmak üzere öne çıkan ülkeler için tehditler her zaman muhtemeldir. Hazırlık ve uyanık olmak bir mükelefliyettir. Demokrasiyi işgal etmelerinin anahtarı olarak kullanıp toplum veya milletlerin varlık haklarına musallat olan emperyalist çevrelerin bundan sonra da boş durmayacağı kesindir. Soğuk savaş döneminin tarihi bir simetrisi yaşanmaktadır.

Su uyusa da düşman asla uyumayacak, durmayacaktır. Kimseye muhtaç değiliz. Bizim nazarımızda Ankara neyse Bakü, Lefkoşa, Taşkent odur. Aralarında hiçbir fark yoktur. Sınırlarımız ayrı olabilir, ülkelerimiz de ayrı olabilir ama kaderimiz aynıdır, kaynağımız aynıdır, milletimiz aynıdır, adı da Türk milletidir.

"TÜRKMENSİZ BİR IRAK YARALIDIR"

Irak'ta 10 Ekim 2021 tarihinde yapılan seçimlerin kesin sonuçları tartışmalar sonunda netlik kazanmıştır. Şu anda siyasi ve anayasal süreç işlemektedir. Seçimlerde en çok oyu almış siyasi ittifakın lideri başkan olarak seçilmiştir. Irak'ın toplumsal birliği parçalı ve kırılgandır. 10 Ekim seçimlerinde Irak Parlamentosu'na 7 Türkmen vekili seçilerek girmiştir. Türkmenler, Kürtler ve Araplar gibidir Irak'ın kurucularından biridir. Yani Türkmensiz bir Irak, yaralıdır, yetimdir. Irak Türkmenleri siyasi cepheleşmelerden çok çekmiştir. Terör ve şiddet eylemlerinden fazlasıyla etkilenmişlerdir. Irak'ın anlaşmazlıkla pekişmiş coğrafi alanlarında yaşayan Türkmenlerdir. Bizim Türkmeneli olarak adlandırdığımız bölgede Türkmenler varlık mücadelelerini sürdürmektedir.

"TÜRKMEN KENTLERİNİN İMHASINA HİZMET ETMEK İNSANLIK SUÇUDUR"

Türkmenlerin ve Türkmen kentlerinin imhasına hizmet etmek insanlık suçudur, barbarlıktır, en ağır şekilde bedeli ödenmelidir. Kerkük, Türk'tür, başka söze gerek yoktur. Adil ve hakkaniyet esasına dayalı siyasi temsilleri en doğal haklarıdır. Irak Türkmenleri yok sayılamaz, göz ardı edilemez.

"MEZHEPÇİLİK FİTNEDİR"

Türk'ün Şii'si, Sünni'si olmaz, Türk Türktür, Türkmen Türkmen'dir. Etrafımız bu kadar kuşatılmışken bir de mezhep çetelesi mi tutacağız. Böyle bakarsak bunu tarihe, ecdada, şehitlere nasıl anlatırız. Irak Türkmenleri düştükleri tuzaktan derhal kurtulmalıdır. Mezhep bir seçimdir, Türklük ezeli bir kader hükmüdür. Biz Irak Türkmenlerinin hak ve hukukunu savunmakta sonuna kadar kararlıyız. Bir olursak hiçbir dayatma sonuç alamaz, ayrışırsak ayakta kalamayız, hayatta tutunamayız. Bunu bilelim, bunu bir an olsun unutmayalım.

ENES KARA AÇIKLAMASI

Siyasi ve ideolojik önyargılarla istismar edilmiştir. Bir gencimizin girdiği ruhi bunalımdan çıkamayarak intihar etmesi bizi derinden üzmüştür. 20 yaşındaki Enes kendisini boşluğa bırakmış, videoda da cemaat yurdunda kaldığını ifade etmişti. TBMM'ye geçen dönemden sunduğumuz ruh sağlığı kanun teklifinin de kabulünü bekliyor, bunu ısrarla istiyoruz. İstismarın her zemininin karşısındayız. Suçsuz, günahsız insanlarımızın israfına tahammül edemeyiz, gençlerimizi sahipsiz bırakamayız. Malum intihar vakası ne ilk ne de son olacaktır. CHP'nin ve malum yoldaş medyasının sürekli gündemde tuttuğu Enes Kara intiharı kollektif bir saldırıya dönüşmüştür.

Tarikat ve cemaatler devletle rekabete meyletmedikten sonra sosyolojik bir realite olarak hayatın olağan akışı içinde var olmaya devam edecektir. Biz kimsenin avukatı değiliz ama mesele dinimiz olunca sözümüzü asla esirgemeyiz. Bu tip üzücü intihar hadiselerine defalarca şahit olunmuştur.

Hiçbir intihar tasvip edilemez, hoş görülemez. İntihar bir iflasın sonucudur. Biz sebepler üzerinden konuşulmasını daha makul buluyoruz. Gerçeklerin örtbas edildiği, algıların ön plana geçtiği bugünkü dönemde tutarlı bir mantık örgüsüyle tefrik etmek durumundayız. Maddi ve manevi miras, teknoloji, düşünüş biçimi insanın topluma bakışını her cepheden etkilemektedir.

SEZEN AKSU'YA TEPKİ: SERÇEYSEN SERÇELİĞİNİ BİL

Sorumsuz ve şuursuz bir sanatçısının sefalet hali cehalet çukurunun açık seçik bir numunesidir. Bu tiplerin kalpleri taşlı ve dikenlidir.

CHP'nin maneviyat kundakçılığından mütevellit kabarık sicilini temizlemeye kimsenin nefesi yetmeyecektir. Kılıçdaroğlu, efendimizin soyundan geliyorsa onun ahlakıyla ahlaklanması, imanıyla bütünleşmesi beklenen ve olması gereken bir insanlık halidir. Ancak kırıntısı dahi kendisinde yoktur. Türkiye karşıtlarının uydusu haline gelen siyasi bir anlayışının efendimizin soyundan geldiğini iddia etmek münafıkça bir uydurmadır.

"CHP'LİLER VE YABANCI DİPLOMATLAR MAHKEMEDE NE ARIYOR?"

CHP zihniyeti terörist Demirtaş'ın yanında, Sorosçu Osman Kavala'nın izindedir. Anlayamadığımız nokta CHP'lilerle birlikte yabancı ülke diplomatlarının mahkemede ne aradıklarıdır. Osman Kavala, Türkiye'yi sevmemesine rağmen CHP'lilerin Kavala sevgisi neye yorumlanmalıdır. Yoksa Kılıçdaroğlu'nun kafasında cumhurbaşkanı adayları arasında Osman Kavala da mı vardır! 'Bu Bahçeli'ye kapak olsun' diyen Kılıçdaroğlu'na şunu demek isterim ki biz tencere veya şişe değiliz ki kapak bizi bulsun. Sayın Kılıçdaroğlu sokak lambası gibi olma ki kime yandığın belli olsun. Bu yılki piyangonun Kılıçdaroğlu'na çıkmadığına çok şaşırdım, halbuki bütün numaralar ondaydı.

6 PARTİNİN PARLAMENTER SİSTEM ÇALIŞMASI

Zillet ittifakı dağınıktır. Somut ve ikna edici hiçbir şey ortada yok, bu ittifakın henüz cumhurbaşkanı adayı bile yoktur. Serok Ahmet ziyaretleri sıklaştırmış deyim yerindeyse mekik dokumuştur. Anlaşıldığı kadarıyla Serok ittifakta kendisine yer açabilmek için yeni bir ittifak tasarımı için harekete geçmiştir. Serok'un önerdiği yeni ittifak modeli ise bir kurnazlıktan başka bir şey değildir. Zillet ittifakı millete güven vermekten çok uzaktır. Zillet ittifakı Türkiye'nin önündeki 10 yılını gasp etmeyi, tarihin akış istikametini tersine çevirmeyi siyaset zannedecek kadar gerçeklerle bağlantısını koparmıştır.

CHP, İP ve diğer yedekler zillettedir, hüsranın pençesindedir. CHP Genel Başkanı'nın 'Biz de sütten çıkmış ak kaşık değiliz' lafı aleni bir itiraftır. Türkiye zillete düşmeyecektir. Çıkmaz sokak, suyu çekilmiş dere yatağı, ürünsüz tarla neyse zillet ittifakı odur. Bir HDP'li bölücü hikayemizin bittiğini söylemiştir. Türk milleti caniye ruhsat vermeyecek kadar neciptir. Husumet bunlardadır, hazımsızlık bunlardadır. Bölücülük ve ayrımcılık bunların dinamiğidir.

Diyarbakır Kırklar Dağı'na gerçekleşen 210 dönümlük Devlet Bahçeli Hatıra Ormanı'na düşmanlık yapanların kanında, mayasında bir bozukluk vardır. Biz orman yakmadık, börtüye böceğe kıymadık, şerefsizlere prim vermedik. Şahsımın adını tartışmaya açanlar unutmasınlar ki Diyarbakır, Türkiye'nin 81 vilayetinden bir tanesidir. 6 Haziran 2011 tarihinde düzenlenen düzenlenen Diyarbakır Açık Hava Toplantımızda şunu söylemiştim: Brüksel'dekiler sizi benden daha çok anlayamaz. Sorarım sizlere; Trakya'da söylenen şarkıyı Bismil'de duymadınız mı? Ege zeybeğinin sesini Ergani'de işitmediniz mi? Bu konuşmanın devamında şu düşüncelerimi de Diyarbakırlı kardeşlerimle paylaşmıştım: Aramızı bozmaya çalışıyorlar, biz birlikteyken amaçlarına ulaşamadılar. Şimdi de dağıtarak sonuç almaya çalışıyorlar. Bizi asla bölemeyecekler. Türkiye'ye hep birlikte sahip çıkacağız ve Türk milletini sonsuza kadar var edeceğiz.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN