Stratejist İbrahim Ufuk Kaynak'tan Şok Açıklama

Türkiye ve dünya siyasetisine ilişkin şok açıklamalarıyla kamuoyunun yakından tanıdığı stratejist İbrahim Ufuk Kaynak, genel yayın yönetmenimiz Fehmi Çalmuk'un sunduğu Politik Adam Programında yine gündem oluşturacak sözler söyledi. Kaynak'a göre Türk Devletler Topluluğu'na imza atan devlet başkanlarının başı büyük dertte. İşte o röportajın detayları....

PAYLAŞ
Youtube Kanalı VİDEO
Politik Adam - iba

Politik Adam –Değerli izleyiciler dış politikayla Türkiye ile ilgili analizleriyle dikkat çeken hatta internetteki videolarının izlenmesi yüzbinleri aşan çok önemli bir konuğumuz var. Esasen ayağı bu topraklarda ama yurtdışında uzun yıllardır yaşayan stratejist, arkeolog Sayın İbrahim Ufuk Kaynak. Hoş geldiniz.

İbrahim Ufuk Kaynak -Hoş bulduk efendim,

Politik Adam -Sizi konuk etmek bizim için büyük bir keyif, İstanbul’dan buraya geldiniz, çok sağ olun efendim.

İbrahim Ufuk Kaynak -Teşekkür ediyorum.

HER YÜZYILIN İLK ÇEYREĞİNDE DÜNYA YENİDEN  ŞEKİLLENİR

Politik Adam -Şimdi ben zatıalinizin analizlerini inceledim, okuyorum ve dünya yeniden şekilleniyor başlığında zatıalinize şunu sormak istiyorum. Ansızın, beklenmedik, hani bir gün canı sıkıldı Putin Ukrayna’yı işgal etti babında değil ama savaş ve krizlerin altında aslında bir amaç mı yatıyor? Şu anda pandemi sonrası kriz başladı, emtia fiyatlarında artış, hububatta yokluk, enerji kaynaklarında kıtlık, gerçekten bu savaşın altında ne yatıyor diye size bir soru yöneltmek isterim.

İbrahim Ufuk Kaynak -Şöyle başlayayım isterseniz, bana göre yeryüzünün düzenlenmesi için her yüzyılın ilk çeyreği en belirleyici dönemdir. Yani bunu sıfır yılından itibaren her yüzyıl ilk çeyrekte şekilleniyor.

Politik Adam -O zaman bu yüzyılda geç kalmışız.

İbrahim Ufuk Kaynak -Bu yüzyılda geç kalmadı çok sıkıştı, 2025’e çok az zaman kaldı ve dünya şu anda şekilleniyor. Bakın, Ukrayna’da bu değişimler, Gürcistan’da olanlar ama şu anda o kadar sıkıştı ki, ABD’nin işi gücü bırakıp, Çin denizine yapacağı yatırımın 2-3 katını Adalar denizine yapmasıyla sıkıştı. Yani esasında bize karşı da bir sıkışma var. Türkiye’nin Karadeniz’de gaz bulmasıyla, bütün Karadeniz bölgesi sıkıştı. Ben o gazın ilk aşamasında şunu söylemiştim. Bu işten sonra ilk plan, Karadeniz’in istikrarsızlaştırılması, bakın hemen anında ülkenin savaşa sokulması falan değil, istikrarsızlaştırılması çünkü devletleri, düzeni düzenleyenler yani düzenin sahipleri ki bunu 2. Dünya Savaşı’nın sonuna gittiğimiz zaman bariz şekilde görürüz. 1. Dünya Savaşı ilk çeyrekte sonuçlanmadığı için çok yıkıntılı olarak 2. Dünya Savaşı’na sarkmıştır yani 2.çeyreğe.

TÜRK DÜNYASI, İSLAM DÜNYASININ BAŞAT AKTÖRÜ

Politik Adam -Ama 1. Dünya Savaşı’nda emperyal güçlerin, mazlum milletlerle yaptığı bir mücadele var ama 2. Dünya Savaşı kendi aralarında, daha kanlı biten, şehirleri kentleri yıkan, büyük sürgünlerin yaşandığı bir savaş oldu.

İbrahim Ufuk Kaynak -Çünkü 1.Dünya Savaşı esas dünyayı ilk şekillendirendi. 3 millet vardı kısaca, yani 3 ulus vardı. Sonuçta kalan, Türkler, Slavlar ve Anglosaksonlardır. Saksonlar, Avusturya, Macaristan’da aynı Cermen ırkındandır. Diğer kaybeden imparatorlukların hiç birisini saymıyorum bakın, dünyayı şekillenmesinde rol oynamadılar. Savaş bittikten sonra Osmanlı kaybetti, Türkler kaybetti, Slavlar ve Anglosaksonlar kazandı ve dünyanın bugünkü haritalarının çizilmesinde ana sebep oldular. Özellikle Asya, Avrupa, Afrika’da hatta Güney Amerika’ya varana kadar, sınırların çizilmesini o dönemde tamamladılar. Ben şöyle diyorum, bu sınırların çizilmesinde, bizim elimizden aldıkları yerler o kadar değerliydi ki 2. Dünya Savaşı olmak zorunda kaldı. Çünkü Almanya inanılmaz kısa bir süre içerisinde tekrar esas kazanan güçlere, Anglosaksonlara, challenge (meydan okuma) yapmaya başladı. Aslında İngilizler ve Almanlar aynı köktendir. Saksonlar ve Anglosaksonlar, yani Saksonlardan İngiltere adasına göç edenler oradaki Anglus ve Jüt kavimleriyle birleşti, Anglosaksonlar oluştu. Ama dünyayı şekillendiren, haritaları çizen Slavlar ve İngilizler oldu. Oraya Çin’i kattılar, Doğu Türkistan’ı, Çin’i takdim ettiler. Rusya’nın ve İngiltere’nin hazmedebileceği kapasitenin üstünde olduğundan dolayı ama esas amaç Türk dünyasının, İslam dünyasının bütünüyle bitirilmesiydi. İslam dünyasını bitirmek çok kolaydı, mesele Türk dünyasının bitirilmesiydi. Çünkü Türk dünyası, İslam dünyasının başat aktörü, ana rolü, eğer onu kontrol altına alabilirseniz sistemi çözüyorsunuz. Ve benim buradaki söylediğim kısaca oydu.


 

TÜRK DEVLETLER TEŞKİLATI BİZİM DÜNYAYI ŞEKİLLENDİRME GİRİŞİMİ

Politik Adam - Şöyle diyelim mi, yüzyılların ilk çeyreğinde madem bir değişim süreci yaşanıyorsa demek ki yeni haritalar değişecek, yeni ülkeler mi oluşacak? Bunu mu anlamalıyız?

İbrahim Ufuk Kaynak -Şimdi bu son 20 senedir her gün dillendirilen bir olay, ABD’de CIA’in bütün raporlarında var, kaç defa bu televizyonlarda anlatıldı. Anlatılmasının esas sebebi şuydu, sürekli olarak haritaları yeniliyorlardı, işte Arap Baharı dediğimiz şey, Sovyetler Birliği’nden ayrılan ülkelere ayrı bir bahar yaptılar.  Yeryüzünün şekillenmesi böyle oluyor. Ukrayna’daki şu anki savaş, Kazakistan’da yapılmak istenilen ayaklanma, Türk Devletleri Teşkilatı’nın durdurulması, dünya şekilleniyorken derken illa onlar şekillendirmiyor, biz de şekillendiriyoruz. Mesela bizim de arada kendi katkımızı söyleyeyim, Somali’yi Türkiye’nin birdenbire ayağa kaldırması, Libya’yı ayağa kaldırması,

Politik Adam -Ama biz biraz kayıt dışıyız, fabrikasyon hatası gibi miyiz?

İbrahim Ufuk Kaynak -Evet, onlar için, bizim için ayrı bir devre başladı, hani onlar dünyayı şekillendirirken ilk defa bizde de devlet aklı ortaya çıktı ve o da dünyanın şekillendirilmesinde bende varım dedi. Şu anki sıkıntılarımızın kaynağı da budur.

NATO’NUN İSMİ DEĞİŞEBİLİR, PASİFİK ÜLKELERİNİ DE İÇİNE ALACAK

Politik Adam -Şimdi bakıyoruz ki Rusya savaşı var, bir coğrafyada bir hadise oluyor ama bakıyoruz ki Çin’in Tayvan’ı işgal etme süreci geliyor, hatta sizin bulunduğunuz, uzun yıllar yaşadığınız adalarda, Avustralya’da, Yeni Zelanda’nın da ilgili olduğu, Çin’e karşı bir ordu hazırlığı var İngiltere’nin, enteresan bir şekilde bunu görüyoruz. Hani burası üşütse, burası zatürre oluyor. Ama şimdi bakıyoruz bütün harplerin ana merkezi Balkanlar, Balkanlar’da yeni bir hazırlık var. Kuzey Makedonya üzerinden, Amerika’nın Dedeağaç’a inanılmaz asker yığması, Rus tehdidine karşı değil zannederim. Balkanlar’da yeni bir harita değişimi yapacak. Yeni bir Makedon devleti kuracak, Yunanistan küçülecek, belki 12 adalarla ilgili yeni bir tasarruf dönemi başlayacak. Bunlarla ilgili ne diyorsunuz?

İbrahim Ufuk Kaynak -Ben şöyle görüyorum, NATO’nun isminin değişebileceğini düşünüyorum kısa zaman içerisinde, çok fazla uzun süreceğini tahmin etmiyorum. Nedeni şu, NATO’nun içerisine Pasifik’i de katmak planı var, çünkü ABD, Çin’i çevreleyebilmek için, aynı şekilde etkisiz hale getirebilmek için hem Slavları, şu an Slavlara yönelik bir hareket var, aynı şekilde Çin’i de kontrol altında tutabilmek için o bölgede aslında 3 devlete ihtiyacı var. Bunlardan bir tanesi Avustralya, diğeri Japonya, diğeri Güney Kore, Tayvan zaten Çin’in içerisinde, 2 tarafta bende mi kalsın, sende mi kalsın oyununda ama orada esas benim dediğim 3 gücü NATO’nun içerisine alırlarsa, North Atlantic adı değişecek. Çünkü Pasifik’te işin içerisine girmiş olacak. Bunun faydasını tartışmıyorum ama önemli olan yer, İngiltere’nin NATO’dan çıkması yani İngiltere’nin AB’den çıkması acaba NATO’dan da çıkmasını getirir mi? Eğer öyle bir şey olursa, İngiltere imparatorluğumu geri istiyorum diye yeni bir örgütlenmeye mi gidecek?

Politik Adam - Sizin analizlerinize çok güveniyorum hani Çin ekonomisi dediğimiz zaman hatta bir konuşmanızda Afyon Savaş’larından bahsediyorsunuz. Çin dediğimiz zaman eğer Afyon Savaş’larını hatırlamazsanız, görmezseniz, arkada elma kurdu politikası olarak bir İngiliz derin aklını görmezseniz, Çin ekonomisini anlayamazsınız. Buna rağmen NATO’dan çıkmış bir İngiltere, NATO karşısında duracak bir yapı mı oluşacak yani?

İbrahim Ufuk Kaynak -Fehmi Bey şöyle bakalım, 1800 yılına varana kadar dünyanın en zengin, en gelişmiş ülkelerinden biri Çin’di. Neden, üretimin merkeziydi.

Politik Adam -Yine öyle değil mi? Dünya ekonomisine katkısı var.

İbrahim Ufuk Kaynak -Aradaki değişimi söyleyeceğim sadece, 19.yy’ın başına kadar yani 1800’e kadar böyleydi. Peki, 1815-1915 arası ne oldu, Çin bütünüyle köleleşti, işte Afyon Savaşı dediğimiz şey de bu araya denk geliyor. 1800 ile 1900 arası sadece Çin köleleşmedi, dünyanın hemen hemen bilinen en büyük kesimleri, sömürgeler Hollandalıların elinden alındı, Fransızların elinden döve döve, vura vura alındı, hem Amerika’daki sömürgelerini aldılar hem Pasifik Adalar’ındaki sömürgelerini aldılar hem Afrika’ya girmeye başladılar. İngilizler, Hollandalılardan ve Fransızlardan bütün sömürgelerini döve döve aldı. Mesela ben aynı şekilde Boer Savaş’larından bahsediyorum, 1900 ile 1905 arasında Güney Afrika’nın ele geçirilmesi, sahibi Hollandalılar 13 devleti vardı. İngilizler bir girdiler çünkü elmas madeni inanılmaz bir kaynak, arkadan İngiltere’yi yöneten akıl oraları da istiyor.

TÜRKİYE SAADECE TÜRKİYE DEĞİLDİR

Politik Adam -İzleyicilerimizi Hollanda’nın sömürgeci gücü konusunda bilgilendirelim. Amerika’nın adasında çok ciddi bir Hollanda sömürgesi var. Hatta Brooklyn dedikleri yer bile Hollanda sömürgesi ve orayı çok değişik bir değiş tokuşla aldıkları bilinir. Şimdi dünya tarihi iki kere iki dört edermiş gibi bir matematik zihinle gitmiyor, kendi içinde, iç içe geçmiş inanılmaz bir yapı var. Zatıalinizi o anlamda tebrik ederim, iyi bir analiz kabiliyeti ile ufukları açıyorsunuz, şimdi bizim en büyük ihtiyacımız düşünme, bizim kültürümüzde söylenme kültürü çok gelişmiş, söyleniyoruz düşünmüyoruz.

İbrahim Ufuk Kaynak -Şikayet çok

Politik Adam -Söyleme başlayacağız, sizin en büyük şeyiniz bu, şimdi söyleme kültürüne kattığınız en önemli özelliklerden biri bu, değerli yönetmenim ekrana getirirse, muhterem Cumhurbaşkanı’mız şöyle bir söz söyledi, 2016 yılında, Recep Tayyip Erdoğan Üniversite’sinin açılışında, Türkiye sadece Türkiye değildir dedi. Ama vizyonu 2016’da gören Sayın Cumhurbaşkanı’mızın, 2022’yi nasıl gördüğünü anlatan bir iş, ben bunu bir grafik haline getirmiştim. Belki bu Türk Devletler Teşkilatı’nı da anlatan bir güç, bize diyorlar ki Güney Afrika’da ne işiniz var, bize diyorlar ki Orta Asya’da ne işiniz var, bize diyorlar ki Balkanlar’da ne işiniz var. Türkiye sadece Türkiye sınırlarından ibaret değildir, Cumhurbaşkanı’nın dediği bu ve bu minvalde bakarsak, biz gelecek yıl Allah nasip ederse, Cumhuriyet’in 100.yılını yaşayacağız. Şimdi Cumhuriyet’in 100.yılını yaşarken, dünya ilk çeyrekte şekilleniyorsa, bize bu 100 yılı yaşatmamak üzere bir hamle var değil mi?

TÜRK DEVLETLER TEŞKİLATI’NA İMZA ATAN HER ÜLKE VE ONA İMZA ATAN HER DEVLET BAŞKANI TEHDİT ALTINDADIR.

İbrahim Ufuk Kaynak -Şimdi Anglosaksonlar, Slavları bir cenderenin içine alıp durdurmak, peşinden Türkiye’ye dönmek istiyorlardı ama dedim ya Türkiye, Türkiye değil sadece, Türkiye, Türk Devletler Teşkilatı’nın kurulmasıyla birlikte ki Türk Devletler Teşkilatı’nın imzası atıldıktan sonra Türk Devletler Teşkilatı’na imza atan her ülke ve ona imza atan her devlet başkanı tehdit altındadır.

Politik Adam -Dediğiniz çıktı, Kazakistan gördü.

İbrahim Ufuk Kaynak -Evet, çünkü karşımızdaki güç, kendisinin dünyayı şekillendirmesine o kadar alışmış ki son dönemde, bunun haricinde bir şey kabul etmiyor. Ama unuttukları bir şey var, ABD devlet kültürü olmayan bir devlet. Şu anda biriktirmeye çalışıyor. İngilizlerden kalan devlet aklıyla beraber yönetilmeye çalışılan, içerisine biraz Sakson biraz Frenk katılan, biraz da Hispanik koydun mu yeni bir biçim ortaya çıktı. Ama ABD’nin bu yapısı aynı zamanda, filin bir hantal bedeni gibi sadece yıkıp döküyor, gerçek stratejilerinden bir tanesi de bu.

Politik Adam -Yıkıp dökmek,  yeniden imar etmek,

İbrahim Ufuk Kaynak -Evet, yıkıp dökmek, kendine uygun olarak imar etmek,

Politik Adam -Çünkü biz Almanya’da bir insan hakları toplantısına katıldık, insan hakları aktivisti Amerikalı eski bir diplomat katıldı, Libya sorunu vardı, biz Libya’ya insan hakları açısından bakıyoruz gibi görünüyoruz ama aslında oraya şöyle bakarız dedi. Bizim için işte örnek olarak, 4 milyon buzdolabı, 4 milyon çamaşır makinesi, 4 milyon otomobil, 4 milyon televizyon olarak bakarız dedi. Yani orayı imar etme, burayı yapma, tamamen tüketim toplumu açısından bakıyor. Yani yıkıp dökmenin amacı da yeniden imar etmek için. Bize bu 100.yılı yaşatmayacaklar mı?

YUNANİSTAN’I FEDA EDEBİLİRLER

İbrahim Ufuk Kaynak -Bakın, onlar açısından bakalım, bu son derece doğal, kendilerine rekabet yapabilecek herhangi bir oluşumu istemiyorlar, bunu engellemek için de yöntemlerini kullanıyorlar ve yöntemleri belli. Her zaman dediğim gibi, yumuşak güç kullanımı, yetmezse sert güç kullanımı devreye giriyor. Bu çok açık, her zaman bunu yapıyorlar, hiç saklamıyorlar. Strateji kitaplarında, okullarında öğretiyorlar. Yani bunlar bizim metotlarımız, bir başkasının çıkmasına ve yeryüzünü şekillendirmesine izin vermeyiz diyorlar. Ama biraz önce bahsettiğimiz, Türkiye sadece Türkiye değildiri ben şöyle bağlıyorum, bizim bahsettiğimiz sadece Türk devletleri değil, İslam ülkelerinin hemen hemen hepsi zaten onların kontrolünde fakat hepsinin içerisinde yeni yeni bir kıpırdanma başladı. Bakın bu kıpırdanmalar halk düzeyinde, yönetim kademesinde değil belki. Ama onun ana sebebi, Türk Savunma Sanayi’ndeki ilerlemedir ve bunu Türk Devletler Teşkilatı ve bize katılmayı düşünen devletler için, onlar açısından bakarsak büyük bir güvence. Ve bu güvencenin yok edilebilmesi için, Türkiye’nin belki de şu an sıcak bir çatışmaya girmesi, tıpkı Rusya’da olduğu gibi, a bakın bunların gücü yok deyip, onu da ortaya koyabilmek, bunun için de Yunanistan’ı feda edebilirler. Fikir olarak diyorum bakın,

Politik Adam -Şimdi söylemeyeceğim diyorum da, Yunanistan’la yarın kalan bir hesabımız var. Yani büyük Türk milleti, o hesabı görmekten çekinmez. Ben yine aklıselimi tavsiye etmek durumundayım da epeydir orada tehditvari işler, adaların silahlandırılması, bütün yapı, AİHM kararlarına rağmen halen Batı Trakya’da bizim kardeşlerimizin dini haklarının verilmemesi, yani güllük gülistanlık değil AB’nin içi de. Yani AB’de bunları görmüyor, en azından bu sığınmacılara karşı yaptıkları zulmün haddi hesabı yok. Yani onların biraz değneksiz köyde gezen bir gelenekleri var, bunu görmüşler ama sizin dediklerinizden şunu anladım, Türkiye’yi ablukaya alınmak istendi. Ablukada mıyız, ablukaya alınmak mı isteniyor?

İbrahim Ufuk Kaynak -Şu anda biz henüz tam ablukada değiliz. Sebebi de şöyle, hala Libya’dayız, arkadan dolanmış vaziyetteyiz, yani tam abluka denmiyor buna. Bizim hala Arnavutluk’la ilişkilerimiz son derece iyi gidiyor.

Politik Adam -Kosova’da, Bosna’da askerimiz var.

İbrahim Ufuk Kaynak -Kosova’da askerimiz var, bizim Libya’daki gücümüz, aynı zamanda Vatiyye Hava Üssü’nde baya baya oturdu artık. Yarın, öbür gün sürprizlere de açık ve gebedir.

Politik Adam -Katar’da askerimiz var, Somali’de askerimiz var.

İbrahim Ufuk Kaynak -Evet, şu anda 14 ülkede bilfiil askerimiz var. Şöyle söyleyeyim bakın, karşımızdaki Anglosaksonlar ipi sonuna kadar gererler, sizden bir talepte bulunurlar. Talebin cevabını alabilmek süreci içerisinde güç kullanmaya başlarlar.

Politik Adam -Ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek gibi mi?

İbrahim Ufuk Kaynak -Evet, sonuna kadar tehdit ederek çekerler, şu anda onlardan bir tanesi yapılıyor.

 

TÜRKİYE’Yİ NEDEN ENGELLEMEK İSTİYORLAR İŞTE CEVABI

Politik Adam -Yönetmenimiz verdi, Türkiye’nin etrafındaki Amerikan üsleri, abluka deyince bunu kast ediyorum.

İbrahim Ufuk Kaynak -Evet, aynen öyle, bakın onların içerisine şöyle bir baktığımızda hem Romanya hem Bulgaristan hem Yunanistan, diğer tarafta Kıbrıs’ta, Kıbrıs’ta aynı zamanda İngiliz üssüde var. O çok önemli çünkü İngiliz aynı zamanda Amerika’nın da aklıdır. Onu da çok iyi bilmemiz lazım. Amerika’nın aklı, kendinden kalan yeni yetme aklıdır. O yüzden şöyle söyler Huntington kitabında, bizler çok fazla hata yapabiliriz ama önemli değil, çünkü karşımızda rekabet edecek herhangi bir güç yok. Hata da yapsak, katliamda yapsak kimsenin söyleyebileceği bir söz yok. Neden, güç bizde der, o yüzden rahat davranıyoruz der, özellikle denizler kendilerinde. Çin’e denizleri teslim etmemek için mücadele içindeler ama bir şey var, bu ARPA ve DARPA dedikleri projenin 9.maddesini Amerika’dan evvel Türkiye’nin gerçekleştirmesi. Bu proje yani, The Defence Advanced Research Projects Agency, buna 10 tane madde koydular. Bu 10 madde 1974’de yeniden revize edildi ve şöyle bir şeye getirildi. Birkaç madde sadece yapay zeka ile alakalı, diğerleri insan gen yapısı ile alakalı, bir diğeri zihin yapısı ile alakalı, insan zihninin kontrolü değil olay, korkutmak için falan değil, onlar şöyle söylüyor, hastalıkların kontrolü için bir DNA çalışması diyorlar. Ama yalnız öyle değil, aynı zamanda yeni bir biyolojik savaşın, vücut içinde tamamlanması, apayrı bir şey. Benim söylemek istediğim esas 9.madde, 9.maddede şunu söylüyor, bir platform üzerinde, bu bir deniz platformu, yani TCG Anadolu’yu düşünün, onun üzerine yapay zeka ile donatılmış insansız hava araçları, bakın her bir uçak gemisi her ülkenin bütçesini inanılmaz zorlar, çok ağır bir yüktür.

Politik Adam -Türkiye şimdi yapıyor onu, insansız hava araçları, SİHA ile ilgili uçak gemisi,

İbrahim Ufuk Kaynak -İşte onu söylüyorum, insansız hava araçlarıyla bu maliyeti çok düşürüyor, işletim maliyetini çok düşürüyor, kaza olasılıklarını çok düşürüyor, lojistik maliyetlerini son derece kolaylaştırıyor ve çok uzun süre havada kalabiliyorsunuz. 24 saat havada uçuyorsunuz.

Politik Adam -Manevra kabiliyeti var, operasyon gücü var yani yakıttan tasarruf gücü var.

İbrahim Ufuk Kaynak -Evet, biz bunların projesini onlardan evvel başardık. Bu şu anda onların içerisinde, ABD’nin çok dikkatle takip ettiği, bakın siz onların yerine kendiniz koyun, böyle bir şey durdunuz ne yaparsınız?    1-Engellemek isteyeceksiniz, nasıl engelleyeceksiniz, çeşitli yolları var, ya ülkeyi durduracaksınız yani nasıl olur, iktidarı değiştireceksiniz, bu aklı götüreceksiniz, kim karar veriyor?

Politik Adam -Yani Türkiye’de yakın dönemde biz sadece 15 Temmuz’u fiili olarak, bir askeri darbe olarak gördük. Yani biz siyasi analizlerimizle tanındığımız için izleyicilerimize de söyleyelim, Tayyip Erdoğan iktidarını indirebilmek için, 20 yılda ben size 5-6 tane ana hamle sayarım. Biz sadece görünür askeri operasyonu saymayalım, durdurmaya yönelik mesela Türk Savunma A.Ş’nin içinde öyle bir cemaat yapılanması oluşturmuşlar ki yarın öbür gün anahtarları kilitleyebilecek noktaya gelebilirler. Ben bunu yıllar önce yazdım, hala da ben bu konuda iddialıyım.

İbrahim Ufuk Kaynak -Hani FETÖ yapılanmasının içerisinde diyorum, bu çok etkindi,

Politik Adam -FETÖ yapısının dışında,

İbrahim Ufuk Kaynak -Öyle mi?

Politik Adam -FETÖ yapısının dışında ama şöyle bir şey arz edeyim size, bizim harp sanayinin bugün geldiği nokta bir sonuçtur. 1960’dan beri, dünyanın imalat sektörünü ikamesi, kalkınmacı model yapısı içinde geçmiş dönem hükümetleri, özellikle Rahmetli Necmettin Erbakan’ın, Milli Sarp, Milli Harp Sanayi’nin kurulması bakımından ilk CHP ve MSP koalisyon hükümetinde bunları söyledi. 100bin tank, 100bin uçak yapacak fabrikaları kurmak, fabrika kuran fabrika modeli. O zaman millet tarafından çok dalgaya alınmıştı ama bu millet müktesebatı, sömürüyü asla kabul etmediği için, 2.Dünya Savaşı’nda kullanılan askeri malzemeyi artık kullanmanın sıkıntısını Kıbrıs Barış Harekatı’nda gördüğü için, Milli Harp Sanayi konusunda akıl üretti, insan üretti, imalat sektörü üretti, sanayi üretti. Biz Bosna savaşında OSTİM’de silah fabrikası yapacak malzemeyi ürettik. Bizim insan gücümüz, beyin gücümüz çok yüksek, bu gelen sonuçlardan biri, bunu da başaracağız. Onun için zatıalinize diyorum ki, Türkiye siyasi ve ekonomik bağımsızlık mücadelesi mi veriyor bu harp sanayi mekanizmasıyla, hani her şey Türkiye’ye fatura ediliyor. İşte artan benzin fiyatları, bizim sadece mücadelemiz ekonomik harp sanayi değil, bağımsızlıkla ilgili mücadelemiz var değil mi?

İbrahim Ufuk Kaynak -Şu anki yapılan mücadelenin içerisinde, o yumuşak gücün kullanımıyla kültür olarak çok fazla içimize girdiler, onu söyleyeyim. Kendilerini, onların amaçlarıyla aynılaştırmış bir muhalefete bile sahip oldular.

Politik Adam -Ne yazık ki

İbrahim Ufuk Kaynak -Bunun yanı sıra aynı kafa yapısına sahip olduğunu, bakın yumuşak gücün özelliklerinden bir tanesi şudur, ikna ve cezbetme, yani karşıdaki millete bir şey yaptırmak istiyorsun, ona öyle bir şey yapıyorsun ki, o en sonunda senin isteklerine, a bunlar zaten benim isteklerimdi diyor, aynılaşıyor. Hem ikna edilmiş hem zaten cezbedilmiş bir olayın içerisindesin.

TÜRKİYE İÇİN HEM EKONOMİK HEM ASKERİ SERT GÜÇ KULLANIYORLAR

Politik Adam -Ve arkasından da teslim edilmiş bir yapı kuruyor, aynı Almanların, Fransa’yı işgalinde kullandığı metot gibi.

İbrahim Ufuk Kaynak -Evet, bütün bunlara rağmen Türkiye düşmedi. Neden, direnç gösteren bir başka grup daha var, o zaman ne yapacaksın, ikinci metoda geçtiler, sert gücün kullanımı, sert gücün kullanımı iki şekilde, 1.ekonomik, 2.askeri. Şu anda bize hem yumuşak güç hem sert güç, bunun adı Smart Power, yani Clinton döneminde, daha doğrusu Obama’nın başkanlık döneminde, Clinton Cumhurbaşkanı Yardımcısı iken Henry Kissinger’ın yapmış olduğu özel bir plandır. 

Politik Adam -Kissinger bir işe bulaşırsa,

İbrahim Ufuk Kaynak -Hemen hemen bulaşmadığı bir iş yok, şu an 99 yaşında ama gerçek bir stratejist, çok düşünen ve çok üreten.

Politik Adam -Bir de operasyonel gücü olan bir adam.

İbrahim Ufuk Kaynak -Yalnız o değil, devletin kabul ederse operasyonel gücün olur. Devletin kabul etmezse sen istediğin kadar fikir üret bir değeri yoktur. Onların üretmiş olduğu fikir, bu üç gücün kullanımı, bizde kullandılar, şu anda kullandıkları da hem ekonomik hem askeri.

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR DİYEN ATATÜRK’Ü TAKİP ETTİĞİNİ İDDİA EDEN ADAMLARIN, UZAKTAN YAKINDAN BUNUNLA HİÇBİR ALAKASI OLMAMASI,

Politik Adam -Yani şöyle bir şey diyelim, hem sağdan vuruyorlar hem soldan vuruyorlar. Siz çok önemli bir şey söylediniz, sömürge anlayışı şöyledir, gövdede bağlanan, gönderde dalgalanan bayrak önemli değildir, ekonomik hayatımızı sürdürelim de, yaşamımızı sürdürebilelim de, bayrağın hangi bayrak olduğu önemli değil. Bütün İslam dünyasını böyle avladılar. Bizim bunun için Mustafa Kemal’in dediği bağımsızlık ana karakterimdir sözü, bizim içselleştirdiğimiz, binlerce yıllık Türk tarihinin de ana omurgasıdır. Yani bunu böyle görmek lazım, sizden anladığım gibi söylüyorum.

İbrahim Ufuk Kaynak -Beni üzen ne biliyor musunuz, bağımsızlık benim karakterimdir diyen Atatürk’ü takip ettiğini iddia eden adamların, uzaktan yakından bununla hiçbir alakası olmaması, NATO ile anlaşmayı teklif etmeleri. Esas, biraz önce söylediğim yumuşak gücün kullanılması içerisindeki ikna ve cezbetmeyi halletmişler ama bunu muhalefette halletmişler.

Politik Adam -Halen CHP’nin içinde milli güçlerin var olduğunu ve onların hakim olacağı temennim var. Çünkü Kuvayi Milliye geleneği bunu gösteriyor.

İbrahim Ufuk Kaynak -Çok budadılar, yani bırakın milli güçleri, Cumhuriyet Halk Partisi’nden baştan ayağa, bizim başımıza Cumhurbaşkanı adayı olarak koydukları adamın şu anda yüzüne bakmıyorlar. Bunlar vefasız insanlar, bunların kimin hizmetinde olduğunu ben düşünmek, sorgulamak istiyorum. Muharrem İnce’yi aday gösterdiler, Türkiye Devleti’nin yönetilmesi için aday gösterdiler. Şu anda kendisi tam karşıda aynı şeyleri söylüyor. Diyor ki, siz deli misiniz, Ege’de nasıl Yunan tezlerini savunursunuz?

 

Politik Adam -Demek ki sol gelenekte hala milli unsur var.

İbrahim Ufuk Kaynak -Hulki Cevizoğlu gibi Atatürkçüler var, anladınız mı bakın okuldan atılan, vakti zamanında benim tasvip etmediğim, kendilerine Atatürkçü diyen o hocalar vardı, başörtüsü sorunu için, onlar bile anladılar ki olayın aslında onlarla hiçbir bağlantısı yoktu. CHP ayrı bir yöne evrilmişti.

KUŞ KADAR KAFASI OLAN HER İNSANIN ÇOK KOLAYLIKLA DÜŞÜNÜP ORTAYA ÇIKARTABİLECEĞİ BİR ŞEYDEN SÖZ EDİYORUM.

Politik Adam -Zaten yeni bir CHP, yeni bir Cumhuriyet Halk Partisi metodoloji yazdık. Bu arada değerli izleyiciler yarın CHP, Saadet Partisi ilişkisine ilişkin bir yazım var. Tık tık tık, Milli Görüş ruhu orada mısın diye, onu da hatırlatmış olayım. Şimdi dünya beşten büyüktür sözü, size göre bir başkaldırı mı? Çünkü siz uzun yıllar yurtdışında yaşadınız, sanat tarihçisisiniz, arkeologsunuz, stratejistsiniz, baktığınız zaman dünyanın öbür ucundan, Recep Tayyip Erdoğan’ın bu sözü, artık Türk milletine mal olmuş sözü, bir başkaldırı mı?

İbrahim Ufuk Kaynak -Şimdi bakın nereden anlıyoruz bunu biliyor musunuz, Avrupa’daki bütün seçimlerde, Tayyip Erdoğan konuşulur, çok ilginç bu, hem Türkiye hem Tayyip Erdoğan, Amerika’daki seçimde bile Tayyip Erdoğan konuşuldu. Bu Türkiye’nin çok önemli olduğunu, Türkiye’deki liderliğin de çok önemli olduğunu kanıtlıyor. Ben bir partizan partici olarak konuşmuyorum bunu, kuş kadar kafası olan her insanın çok kolaylıkla düşünüp ortaya çıkartabileceği bir şeyden söz ediyorum. Hiç düşünmeyen bir insan bile bunu görür. Ama bunu ille ideolojik olarak reddetmek, karşısına çıkmak değil, benim tek istediğim gerçekten, gerçekleri ortaya koyun. NATO’nun Norveç’teki toplantısında bir tarafta Mustafa Kemal çıkıyor, bir tarafta Recep Tayyip Erdoğan çıkıyor, ortasında enemy side yazıyor, düşman tarafı, daha nasıl anlatılır? Bunlara, dünya beşten büyüktür dememiş olsaydın sen, Atatürk’ün o günkü fikri, bugün gerçekleşmeye yönelmiş olmasaydı,

Politik Adam -Bakıyoruz, İttihat Terakki, Jön Türkler ’in Abdülhamit’e karşı düşmanlıkları gibi bir yapı var ve diyorlar ki, Recep Tayyip Erdoğan giderse Türkiye kurtulur.

İbrahim Ufuk Kaynak -Evet, çok acı ama bakın şöyle bir şey, Sultan Abdülhamit Han döneminde olan olaylar, aslında Abdülaziz döneminde başlar, onu Sultan Abdülaziz dönemiyle birleştireceğim, o bağlantı çok önemli çünkü. Çünkü Sultan Abdülhamit’i başa getiren olay, aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin yıkıldıktan sonra Cumhuriyeti oluşturan kadroların aklından geçen olaydır.

Politik Adam -Siz bu benzerlikleri söylüyorsunuz da, şimdi siz bir analiz yapıyorsunuz, bir strateji üretiyorsunuz ve Türkiye’de birçok yer sizi davet ediyor. Şimdi ben bakıyorum, bu işleri başarmış bir iktidarın, 20 yıllık iktidar tecrübesini, bu aklı, milli harp sanayini anlatan ve bu konuda iddia sahibi olduğunu belirten bir yapının, hani Cumhurbaşkanı’nın yalnızlığını da görüyorum ve yaptıklarını kamuoyunda anlatamaması, tartışamaması gibi de ekibinin bir sıkıntısını görüyorum. Bunu siz neye bağlıyorsunuz?

SULTAN ABDÜLHAMİT’İ ANLAYABİLMEK İÇİN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’I ANLAYABİLMEK İÇİN AYNI ŞEKİLDE MUSTAFA KEMAL’İ DE ANLAYABİLMEK ÇOK ÖNEMLİ

İbrahim Ufuk Kaynak -Ben kendi açımdan bakayım olaya, ben herhangi bir siyasi partiye üye falan değilim.

Politik Adam -Onun için çok rahat soruyorum.

İbrahim Ufuk Kaynak -Liderler daima yalnızdır, dünya üzerinde bu hep böyledir. Bakın yalnızlık çok sıkıntılıdır, çok büyük bir irade gerektirir. İnanılmaz şekilde bir baskı vardır üzerinizde, Sultan Abdülhamit’i anlayabilmek için Recep Tayyip Erdoğan’ı anlayabilmek için aynı şekilde Mustafa Kemal’i de anlayabilmek çok önemli. Bakın bu insanlar belirli bir dönemde fikir üreten, buna aksiyona çeviren insanlar, bu insanların derdi çoktur. Aradaki adamların hiçbirisini hatırlamıyoruz. Allah aşkına kim Ahmet Necdet Sezer’i hatırlıyor? Soruyorum yeni gençlikten bir tane var mı? Hatırlayamaz, çünkü ne önemlidir onun için, o devrede ne olmuştur?

Politik Adam -Hani Refah Partililere sorarsanız unutamıyorum derler, çünkü Fazilet Partisi’ni kapatmıştır.

İbrahim Ufuk Kaynak -Evet, ama o dönümde ben devlet için, Türkiye içerisinde ne yaparsanız yapın, Türkiye 20 senedir çok aptalca, baştaki örtüyü tartışırken dünya aradaki makası 50 yıl açtı.

Politik Adam -İşte Türkiye’ye zaman kaybettirip, güç kaybettirip, gündemi bunlarla, cambaza bak oyunuyla oynatmanın, kardeş kavgasına sürüklemenin ana karakteri bu, siz sanayiyle, üretmeyle, ekonomiyle, dünyanın gelişimiyle, kod yazılımıyla uğraşmayın diye oluyor bunlar. Hani biz yeni bir hikayeye dalmayalım, Türkiye’de yeni bir etnik kavga, mezhep kavgası yaşamayalım derdinde olarak fikir patlatıyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz, anlatıyoruz. Yine aynı tezgah var yani.

İbrahim Ufuk Kaynak -Şimdi teknolojide çok iyi adamlar yetiştiriyoruz artık, özellikle siz demin bir konuya temas ederken benim aklımdan o geçmişti. Ben onu ekleyeyim, dediniz ki çok iyi insanlar yetiştiriyoruz, yaklaşık 1,4 milyar nüfuslu Çin, yaklaşık 1 milyar 400 milyon nüfuslu Hindistan, toplam 2 milyar 800 milyon insanın içinden çıkmayan bir adam bizim içimizden çıktı. AB insansız hava aracı projesini müzeye kaldırdı, yeryüzünde ilk 3’le mücadele eden bana göre, bunu inşallah kullanmak zorunda kalmayız ama kalırsak.

Politik Adam -Yani onlara mahkum edildik. Programımızın süresi bitti, keyifli bir programdı, bir söz alalım, bir daha konuk edelim ama uzun konuşalım bu sefer.

İbrahim Ufuk Kaynak -İnşallah

 

 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN